"Enter"a basıp içeriğe geçin

Bilgili Olmak ve Taassup Arasındaki İlişki Nedir?

Taassup, bir düşünceye, inanışa körü körüne aşırı derecede bağlanıp ondan başkasını düşünememe durumudur. Buna bağnazlık da denir.

Taassubu oluşturan sebepler nelerdir? Taassup nasıl ortadan kaldırılır?

Taassubun oluşmasındaki en büyük sebep bilgisizlik ve körü körüne taklittir. Kişi ancak okuyarak, araştırarak ve doğru bilgiye ulaşarak taassuptan kurtulur. İslam, herkesin aklını kullanarak gerçeği ve doğruyu bulmasını ister ve taklidi yasaklar. Dinî konularda taassubun oluşmasında dinî bilginin yetersiz oluşu en önemli etkendir. Bilgi, insanı yanlışlardan korur. Herhangi bir konuda doğru bilgiye sahip olan insan, o konuda ortaya atılabilecek yanlış görüşleri kabullenemez. Bilgisiz insan ise çevresinden duyduğu her şeyi doğru zanneder.

Taklit yoluyla elde edilen bilgilere göre hareket etmek zamanla kişiyi taassup sahibi yapar. Yetersiz ve taklide dayanan dinî bilgi, dinin özünde olmayan, şekle dayanan geçmişin yanlış, örf, âdet ve geleneklerinin kutsallaştırılmasına neden olur. Hurafe ve batıl inançlar taklit sonucu ortaya çıkmıştır.

Kur’an körü körüne atalarını taklit edenleri ve batıl inançlara yönelenleri uyarır. Örneğin, İslam dininin ilk yıllarında Mekkeliler Peygamberimizin çağrısına karşılık, atalarının inanç ve uygulamalarından vazgeçmeyeceklerini söylediler. Kur’an’da Bakara Suresi, 170. ayette bu konuda: “Onlara, ‘Allah’ın indirdiğine uyun.’ denildiği zaman onlar: ‘Hayır! Biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız.’ derler. Ya ataları bir şey anlamamış, doğruyu da bulamamış idiyseler?” şeklinde buyrularak bu tutum eleştirilir.

Hangi davranışlar taassuba götürür?

• Başkalarının inanç, düşünce ve görüşlerine saygı göstermemek
• Bu görüşlerin doğru ve gerçeklik payı olduğunu kabul etmemek
• Sadece kendi düşüncelerini doğru, tartışılmaz ve kesin olarak kabul etmek
• Kendi fikir, kanaat ve inançlarını zorla başkalarına kabul ettirmeye çalışmak

Taassubun zararları nelerdir?

Taassup, insanın ön yargılı olmasına neden olur. Kişiyi körü körüne bir fikri ya da kişiyi taklide götürür. Taklit ise kolaycılık ve tembelliğe götürür. Taassup kâr insan, neye bağımlıysa ondan başkasını görmez, kendi doğrusunu tek doğru olarak görür ve gerçeğe kapalı olur. Ayrıca taassup inatçılık, aşırı taraftarlık, başkalarına karşı üstünlük ve farklı görüşlere tahammülsüzlük gibi olumsuzluklara yol açar.

Atatürk taassuptan kurtuluş yolunu nasıl göstermiştir?

Atatürk, taassuba her zaman karşı çıkmış; bağnazlık ve cehaletin ancak ilimle ortadan kaldırılacağını ifade etmiştir. Atatürk hoşgörüye önem vermiş, inançların sömürülmesine ve dinin çıkar aracı olarak kullanılmasına da karşı çıkmıştır. Atatürk taassup ve bağnazlığın engellenmesi için çalışmıştır. Atatürk :“Taassup cahilliğe, bilgisizliğe dayanır. Bundan dolayı taassubu olan cahildir. Bilim mutlaka cahilliği yener. O hâlde halkı aydınlatmak lazımdır.” (Atatürkçülük, C1,s. 285) şeklindeki sözüyle taassubu yenmenin yolunu insanların iyi eğitilmesi olarak göstermiştir.

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.