Dinleri Öğrenmenin İslam Açısından Önemi Nedir?

Bazı insanlar, inandıkları dinin dışındaki dinleri batıl veya bozulmuş kabul edip onlar hakkında bilgi edinmeyi gereksiz gördükleri için dinleri tarafsız olarak incelemeyi amaç edinen Dinler Tarihi’ne olumsuz bakarlar.

Batı’da ilk Dinler Tarihi çalışmaları başladığı zaman Hıristiyanlığı savunan bir ilahiyat bilimi olmadığı için bazı Hıristiyan din adamları, Dinler Tarihi’ne karşı çıkarak bu bilime şüpheyle baktılar. Çünkü onlar, Hıristiyanlık dışındaki dinlerin varlığını kabul etmenin ve bunlara önem vermenin Hıristiyanlığa zarar vereceğini düşünmekteydiler. Daha sonra, Kilise’nin teşvikiyle Hıristiyan ilahiyatçılar Dinler Tarihi çalışmalarına ağırlık vermeye başladılar. Bu tavır değişikliği, diğer dinleri gözden geçirerek Hıristiyanlığın mutlak hakikatini ortaya koyma ve Hıristiyanlığı diğer din mensupları arasında yayma düşüncesine dayanmaktadır.

Müslümanların Dinler Tarihi çalışmalarına karşı tavır almasını ve endişe duymasını gerektirecek bir durum söz konusu değildir. Kur’an-ı Kerim’de Allah (c.c.) katında tek geçerli dinin İslam olduğu belirtilmekle birlikte diğer dinlerin bir olgu olarak varlığı kabul edilmiştir. Diğer dinlere mensup insanların güzel davranışları övülürken kötü davranışları yerilmiştir. Müslümanların daha önce kendilerine kitap verilenlerin düştüğü hatalara düşmemesi için onların dinlerini ve tarihlerini tanıması gereklidir. Kur’an-ı Kerim’de Ehl-i Kitap’ı, özellikle de Yahudileri konu edinen ayetler büyük bir yekün tutar. Medine Dönemi’nde inen ayetlerde Ehl-i Kitap’a, ağırlıklı olarak da Yahudilere (Benî İsrail) gönderilmiş peygamberlere ve kutsal kitaplara geniş yer verilir. Kur’an ve hadislerde Ehl-i Kitap’ın yanıldığı, gizlediği, ihtilafa düştüğü veya inkâr ettiği konular ortaya konularak onlar yanlıştan dönmeye davet edilir. Bir yandan Ehl-i Kitap’ın yanlışları düzeltilirken diğer yandan onlar Allah’ın (c.c.) birliği inancına dayalı ortak bir ilkede Müslümanlarla birleşmeye çağrılır. Kur’an’ın Ehl-i Kitap’la ilgili bu ayetleri, Yahudilik ve Hıristiyanlık hakkında bilgi sahibi olunduğunda daha iyi anlaşılacaktır. Dinler Tarihi’nin ortaya koyduğu veriler bu açıdan büyük önem arz eder. Bu hususların dışında, İslam’a karışmış hurafelerin tespit edilebilmesi, diğer din mensuplarıyla sağlıklı iletişim kurulabilmesi, İslam’ın onlara daha iyi anlatılabilmesi, din hizmetlerinin daha verimli hâle getirilmesi de yine diğer dinlerin tanınmasına bağlıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir