"Enter"a basıp içeriğe geçin

Esmâ-i Hüsnâ’yı Tanıyorum

el-Azîz

Sözlükte el-Azîz; izzet sahibi, her şeye galip gelen, karşı gelinemeyen anlamındadır. Güçlü ve üstün olmak, galip gelmek, güç ve üstünlük, eşi ve benzeri bulunmayacak derecede değerli olan anlamlarını da içerir.

Terim olarak el-Azîz, mutlak surette güç, kuvvet ve şeref sahibi, emir ve iradesine kâinatta bulunan hiçbir varlığın karşı koyması mümkün olmayan varlık66 anlamında Allah’ın doksan dokuz isminden biridir. “… İzzet (üstünlük) tamamen Allah’ındır.”67 Yüce Allah sonsuz izzet ve şeref sahibidir. Bütün ihtiyaçlar, dilekler O’na döner. O, tüm insanların istek ve arzularına cevap verebilecek kudret ve güce sahiptir. Kur’an-ı Kerim’de Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır: “Göklerin, yerin ve bunlardaki her şeyin hükümranlığı yalnızca Allah’ındır. O her şeye hakkıyla gücü yetendir.”68 Allah (c.c.) galiptir. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nun izzeti karşısında boyun eğer.

İzzet ve ikram sahibi Allah’tır: “(Resulüm!) De ki: Mülkün gerçek sahibi olan Allah’ım! Sen mülkü dilediğine verirsin ve mülkü dilediğinden geri alırsın. Dilediğini yüceltir, dilediğini de alçaltırsın. Her türlü iyilik senin elindedir. Gerçekten sen her şeye kadirsin.”69 Allah’ın (c.c.) izzetinde eşi ve benzeri yoktur. Yüceler yücesi olduğu Kur’an-ı Kerim’de şöyle açıklanmaktadır. “Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. Ondan başka hiçbir ilah yoktur. O şerefli ve yüce arşın Rabbidir.”70 Yarattığı varlıkların hepsi Allah’ın (c.c.) egemenliği altındadır. O’nun izzetine ve yüceliğine boyun eğmişlerdir. Varlıkların tümü Allah’ın (c.c.) yaratması, dilemesi, iradesi ve izniyle varlıklarını sürdürürler. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır: “O, gökleri ve yeri örneksiz yaratandır. Bir işe hükmetti mi ona sadece “ol” der, o da hemen oluverir.”71 Şerefli ve kerim olarak yaratılan insan Allah’a olan inancını koruyup kulluk görevini yerine getirdiği zaman bu üstünlüğü sürdürebilir. Allah (c.c.) bu gerçeği şöyle açıklar: “… Halbuki asıl üstünlük, ancak Allah’ın, Peygamberinin ve mü’minlerindir…”72

er-Rahman

Rahman, sözlükte herkese ve her canlıya merhamet eden, şefkatle davranan ve acıyan anlamına gelir. Terim olarak bütün canlılara şefkat gösteren, mümin kâfir ayrımı yapmaksızın insanlara merhamet eden, her türlü nimeti veren, rahmeti sonsuz olan anlamında73 Allah’ın (c.c.) güzel isimlerinden biridir. Rahman, Allah’a (c.c.) özgü isimlerdendir. Allah’tan (c.c.) başka hiçbir varlığa isim olarak verilemez. Kur’an-ı Kerim’de, “Sizin bir tek ilahınız vardır. O da Rahman ve Rahim olan (Allah)dır.”74 buyrularak Yüce Allah’ın (c.c.) Rahman isminin ona mahsus olduğu beyan edilmiştir. Rahman ismi Allah (c.c.) ismi yerine de kullanılmıştır.75 “De ki: “(Rabbinizi) ister Allah diye çağırın, ister Rahman diye çağırın. Hangisiyle çağırırsanız çağırın, nihayet en güzel isimler O’nundur…”76 Allah (c.c.) bağışlayan ve esirgeyendir. Yaradılışın başlangıcından kıyamete kadar bütün varlıklara nimetlerini verendir. Şefkat ve acımada eşi ve benzeri olmayan tek varlıktır. Yüce Allah (c.c.) Rahman olduğu için sonsuz rahmeti vardır. Bu merhameti herkesi kapsar. Yüce Allah, muhtaç olanın her türlü ihtiyacını bilir ve yaratır. Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın (c.c.) rahmetinin her şeyi kuşattığı açıklanmıştır.77

es- Selam

Sözlükte; emniyet ve selamet anlamının yanında esenlik veren, tehlikelerden kurtaran anlamına gelir. Terim olarak her türlü eksiklikten ve noksanlıktan uzak, yaratmasında kusursuz olan, kullarına güvenlik, barış, esenlik ve sağlık veren anlamında78 Allah’ın (c.c.) güzel isimlerinden biridir. Yüce Allah her türlü esenliğin yaratıcısı ve kaynağıdır.79 Allah (c.c.) varlığı ve sıfatında her türlü noksanlıklardan beridir, salimdir. Her türlü ayıp ve kusurlardan uzaktır. Dert, keder gibi insani özellikler O’nun için düşünülemez. Yüce Allah cennette müminleri selametle karşılayacaktır. Kur’an-ı Kerim’de, ”Merhametli olan Rab katından onlara selam vardır.”80 ayetinde geçen selam, hem esenlik vermek hem de kurtarmak anlamına gelir. Nitekim Hz. Peygamberin duasında “Allahım! Selâm olan Sen’sin ve esenlik de Sen’dendir.” buyurması müminleri selamete çıkaranın Allah (c.c.) olduğunu ifade eder. Barış ve esenlik kaynağı olan Allah’a (c.c.) inanan Müslüman huzur bulur. Yüce Allah’ın (c.c.) rızasını kazanmak için çaba sarfeden mümin dünyada ve ahirette esenlik yoluna ulaşır.81 Selam aynı zamanda barış ve esenlik yurdu ve cennet anlamına da gelir.Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurur: “Allah esenlik yurduna (cennete) çağırır ve dilediğini doğru yola iletir.”82

66 bk. MEB Dinî Terimler Sözlüğü, s, 29.
67 Nisâ suresi, 139. ayet.
68 Mâide suresi, 120. ayet.
69 Âl-i İmrân suresi, 26. ayet.
70 Müminûn suresi, 116. ayet.
71 Bakara suresi, 117. ayet.
72 Münafikûn suresi, 8. ayet.
73 bk. MEB Dinî Terimler Sözlüğü, s. 300.
74 Bakara suresi, 163. ayet.
75 bk.Meryem suresi, 18,44.ayetler; Furkân suresi, 26. ayet.
76 İsrâ suresi, 110. ayet.
77 bk. A’râf suresi, 156-157. ayetler.
78 bk. MEB Dinî Terimler Sözlüğü, s. 326-327.
79 bk. Haşr suresi, 23. ayet.
80 Yâsîn suresi, 58. ayet.
81 bk. Mâide suresi, 16. ayet.
82 Yûnus suresi, 25. ayet.

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.