"Enter"a basıp içeriğe geçin

Hac Nedir? Niçin Hac Yapılır?

Hac, Yüce Allah’ın belirli şartları taşıyan Müslümanlardan yapılmasını istediği bir ibadettir. Sözlükte “kutsal yerleri ziyaret” anlamına gelir. Terim olarak ise yılın belirli günlerinde, özel giysiler giyerek Mekke’de Arafat’ta ayakta durmak ve Kâbe’yi tavaf etmektir. Bu kutsal yerleri belirli zamanlarda ziyaret eden kimseye hacı denir.

İslam’ın beş temel şartından biri olan hac, hem mal hem de bedenle yapılan bir ibadettir. İslam dinine göre, maddi durumu yerinde olan, varlıklı Müslümanların ömürlerinde bir defa hacca gitmesi farzdır. Kur’an’da bu durum şöyle ifade edilmektedir: ”…Yolculuğuna gücü yetenlerin haccetmesi Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır…”(Âl-i İmran Suresi, 97. ayet) Peygamberimiz de bu konuyla ilgili olarak: “Ey inananlar, Allah size haccı farz kılmıştır. O hâlde haccediniz.” (Müslim, Hac, C. 4, s. 222.) şeklinde buyurmuştur.

Hac ibadeti kimlere farzdır?

• Akıllı olup ergenlik çağına girmiş olanlara
• Özgürlüğü kısıtlayıcı durumu bulunmayanlara
• Hacca gidip gelinceye kadar hem kendisinin, hem de ailesinin geçimini sağlayacak mala sahip olanlara
• Sağlıklı olanlara (Sağlığı elverişli olmayanlar bir başkasını kendi vekili olarak gönderebilir.)
• Yol güvenliğine sahip olanlara hac ibadetini yerine getirmek farzdır.

Hac, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak amacıyla yapılır. Farklı ülkelerden Müslümanlar hacda bir araya gelirler. Orada birbirlerini tanıma imkânı bulurlar. Evrensel bir kardeşlik anlamı taşıyan hac, insanları birbirine yakınlaştıran bir ibadettir. Ayrıca Allah’ın bize verdiği sağlık ve zenginlik gibi nimetlere bir şükürdür.

Umre ne demektir?

Umre, hacda olduğu gibi Mekke’deki kutsal mekânları ziyaret etmektir. Bakara Suresi’nin 196. ayetinde umreyle ilgili şöyle buyrulmuştur: “Haccı da umreyi de Allah için tamamlayın…”

Umre ile hac arasındaki farklar nelerdir?

• Hac ibadeti farzdır, umre ise sünnettir.
• Hac bir sene içinde bir kez yapılır, umre birden fazla ve istenilen zaman yapılır.
• Umrede sadece ihrama girilerek Kâbe tavaf edilir ve sa’y yapılır. Umrede vakfe, şeytan taşlama ve kurban kesme yoktur.

Hac ibadetini gerektiği gibi yapabilmek için bazı şartları yerine getirmek gerekir. Haccın gerekleri; ihrama girmek, Arafat’ta vakfe ve Kâbe’yi tavaftır. Şimdi bu terimlerin anlamlarını öğrenelim:

İhram ne demektir?

Sözlükte “haram etmek, kendini sakındırmak” anlamlarına gelir. Terim olarak ise hac görevi süresince giyilen beyaz elbiseye ihram denir. İhram, erkekler için biri sol omzu örten, diğeri de peştamal gibi bele sarılan iki beyaz, dikişsiz havludur. Kadınlar içinse uzunca bir elbisedir. İhrama, Mekke şehrinin çevresinde belirlenmiş ve adına “mikat” denilen yerlerde girilir. İhram giyen kişi, hacca niyet eder ve bazı davranışlardan kaçınmaya özen gösterir. Saç, sakal ve tırnak kesmek, bitki ve hayvanlara zarar vermek, kavga etmek, koku sürünmek bunlardandır.

Tavaf ne demektir?

Tavaf, Kâbe’nin etrafında, Hacer’ül Esvet’ten (siyah taş) başlayarak yedi defa dönmektir. Bu dönüşte Kâbe, kişinin sol tarafında kalır. Her bir dönüşe “şavt” denir. Tavaf haccın farzlarındandır. Farz olan tavaf, Kurban Bayramı’nın ilk üç gününde yapılır. Bu günler dışında da tavaf yapılabilir.

Telbiye Duası

“Lebbeyk Allahümme Lebbeyk Lebbeyke La şerike leke lebbeyk, innelhamde ven’ni’mete leke ve’l-mülk la şerike leke”

Anlamı: “Ey Allah’ım! Senin emrine (itaate) hazırım. Sen’in emrine uydum. Sen’in hiçbir ortağın yoktur. Sen’in emrine uydum. Şüphesiz ki (gerçek) hamd, nimet ve mülk Sen’indir. Sen’in hiçbir ortağın yoktur.” diye duada bulunmak. (Buhari, 1549; Müslim 1148 )

Sa’y ne demektir?

Tavaftan hemen sonra Kâbe’nin doğu tarafında bulunan Safa ve Merve tepeleri arasında, hızlı adımlarla yedi defa gidip gelmeye sa’y denir. Safa’dan Merve’ye dört, Merve’den Safa’ya üç kez gidilir. Sa’y, haccın vaciplerindendir.

Vakfe ne demektir?

Vakfe, Kurban Bayramı arifesinde öğle vaktinden bayram sabahına kadar, bir süre Arafat’ta bulunmak demektir. Vakfe, haccın farzlarından biridir. Arafat’ta hacılar, Yüce Allah’tan bağışlanma dilerler. Kendileri, yakınları ve tüm insanlık için dua ederler. Arafat’ta vakfe yapıldıktan sonra Müzdelife’ye gidilir. Bayram sabahı da Müzdelife vakfesi yapılır.

Medine’yi ve Mescid-i Nebi’yi Ziyaret

Medine, Peygamberimizin Mekke’den hicret ettikten sonra yerleştiği, ilk İslam devletini kurduğu, kabrinin bulunduğu şehirdir. Medine’de peygamberimiz örnek bir toplum oluşturmuş ve İslam dini buradan yayılmıştır. Medine’de Peygamber Mescidi, Uhud Şehitliği, birçok sahabenin mezarının yer aldığı “Cennet’ül Baki” bulunmaktadır.

Mescid-i Nebi: Peygamberimizin Medine’ye hicretinden sonra yapılan ve Peygamberimizin kabrinin bulunduğu yerdir. Peygamberimiz, “Beni vefatımdan sonra ziyaret edenler, hayatımda ziyaret etmiş gibidir.” (Darekutni, C 2, s.278, Hadis 192.) buyurmuştur. Bu nedenle hacca giden kişiler Medine’ye gider, Peygamberimizin kabrini ziyaret ederler.

İslam’ın beş şartından biri de hac ibadetini yerine getirmektir. Hac ibadeti, yüce Allah’ın “…Yoluna gücü yetenlerin Kâbe’yi haccetmeleri insanlar üzerinde Allah’ın bir hakkıdır…” (Âl-i İmrân suresi, 97. ayet.) ayetiyle farz kılınmıştır. Bu ayet indikten sonra da Allah Resulü ashabına “Ey insanlar! Hac size farz kılındı, haccedin” (Müslim, Hac, 412.) buyurmuştur. Böylece akıllı, ergenlik çağına gelmiş, sağlıklı ve maddi durumu iyi olan bir Müslümanın ömründe bir kez hacca gitmesi emredilmiştir.

Hac; imkânı olan Müslümanların Zilhicce ayının 9, 10 ve 11. günlerinde ihrama girerek, Arafat’ta vakfe yapması ve Kâbe’yi tavaf etmesi şeklinde yaptıkları farz bir ibadettir.

Hac ibadeti, Kurban Bayramı arifesinde ve bayramın ilk üç günü yapılır. Hac ibadetini yerine getirmek için Mekke’nin çevresindeki mikat sınırlarında haccın farzlarından olan ihrama girilir. İhram, hac ve umre süresince, diğer zamanlarda helal olan traş olmak, koku sürmek gibi bazı davranışları kendine haram kılmak demektir. İhram’a girerken niyet edilir ve telbiye duası okunur. İsteyenler sünnet olan “Selamlama Tavafı”nı yapar. Bayramdan bir gün önce yani arife günü Arafat bölgesine gidilir ve güneş batıncaya kadar bir süre orada durulur. Buna Arafat Vakfesi denir. Güneş battıktan sonra Müzdelife’ye geçerek burada sabah namazına kadar Müzdelife Vakfesi yapılır ve şeytan taşlamak için taş toplanır. Müzdelife’de sabah namazını kıldıktan sonra Mina’ya hareket edilir. Bayramın birinci günü sabahı, Mina’da şeytan taşlanır ve kurban kesilir. Ardından traş olunur ve ihramdan çıkılır. Daha sonra farz olan Ziyaret Tavafı ve Sa’y yapılır. Bayramın diğer günlerinde de Mina’da şeytan taşlanır. İsteyenler farz olan Ziyaret Tavafı’nı bayramın ikinci ve üçüncü günlerinde de yerine getirebilirler. Hac ibadetini yerine getiren Müslümanlar, Mekke’den ayrılmadan önce son bir kez Kâbe’yi tavaf ederler. Buna da “Veda Tavafı” adı verilir. Bundan sonra isteyenler, Medine’ye gidip burada Mescid-i Nebi ve Peygamberimizin kabri başta olmak üzere bazı mübarek yerleri de ziyaret ederler.

Hac ibadeti, Allah’ın rızasını kazanmak, O’na yaklaşmak ve verdiği tüm nimetlere şükretmek için yapılır. Bu ibadeti yapan Müslümanlar sosyal ve ekonomik kimliklerinden sıyrılarak Allah’ın (c.c.) huzurunda mal, makam, dil, ırk, cinsiyet gibi farklılıkların bir üstünlük ifade etmediğini ve tüm Müslümanların kardeş olduğunu hatırlarlar. Diğer insanlara saygı gösterme, nezaket, canlıları koruma gibi olumlu özellikleri geliştirirler. İnsanlar, mahşer gününü hatırlayarak ölüm gelmeden önce tövbe ederler. Samimiyetle ve gerçekten pişman olarak yaptıkları tövbelerin burada geri çevrilmeyeceğini bilirler ve günahlardan arınırlar. Peygamberimiz (s.a.v.) bu konuda, “Kim Allah için hacceder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsa annesinden doğduğu günkü gibi günahlarından arınmış bir şekilde hacdan döner.” (Buhârî, Hac, 4.) buyurmuştur.

Hac, insana zorluklara karşı dayanma gücü kazandırır. İnsanın mala olan bağlılığını azaltır ve yoksullara karşı merhametli olma duygusunu geliştirir. Dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan, ülkeleri, dilleri ve ırkları ayrı olan Müslümanları aynı amaç için bir araya getirir. Müslümanların birlikteliğini ve gücünü ifade eder, kardeşlik duygusunu artırır. “Ben duygusu” yerini, “biz duygusuna” bırakır. Farklı yerlerde yaşayan Müslümanların birbirleriyle tanışmalarını, dert ve problemlerine çözüm üretmelerini sağlar. Hacdan dönen Müslümanlar bundan sonraki davranışlarında daha dikkatli olmaya çalışır.

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.