"Enter"a basıp içeriğe geçin

İnsanların Ekonomik Hakları Vardır

Temel haklar ve özgürlükler kapsamında yer alan haklardan biri de ekonomik haklardır. Bunlar; mülk edinme hakkı, çalışma hakkı, emeğinin karşılığını alma hakkı, miras hakkı gibi haklardır.

Dinimizde ekonomik hakların çerçevesi belirlenmiştir. Her şeyden önce kişilerin can ve namus dokunulmazlıkları yanında mallarının da dokunulmaz olduğu belirtilmiştir. İslam dini, çalışmayı teşvik eden, kendi elinin emeğiyle geçinmeyi ve üretmeyi özendiren bir dindir. Bu konuda Kur’an’ı Kerim’de, “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.”25 buyrulmaktadır. Peygamberimiz (s.a.v.) de “Hiç kimse kendi el emeğiyle kazandığından daha hayırlı bir lokma yememiştir…”26 buyurarak insanları kendi el emeğiyle geçinmeye ve başkalarına muhtaç olmamaya teşvik etmiştir.

Dinimizde ekonomik hakların çerçevesi belirlenirken en çok dikkat çekilen husus, kazancın haksız yollarla değil; meşru yollardan elde edilmesi ilkesidir. Mülk edinme hakkı, insanın temel haklarından olup satın alma, sözleşme, hibe, çalışma, miras ve ticaret gibi helal yollarla elde edilmesi şartıyla meşru bir hak olarak kabul edilmiştir. Mülkiyetin meşru olabilmesi için hırsızlık, kumar, rüşvet, loto, piyango, ganyan gibi şans oyunlarına ve haksız kazançlara dayanmaması gerekir. Bu konuda Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulur: “Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olursa başka. Kendinizi helak etmeyin. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir.”27

Dinimizde insanların emeklerinin karşılığını vermek emredilmiş ve bu konuda titiz davranmak tavsiye edilmiştir. Kur’an-ı Kerim’de “İnsanların mallarını ve haklarını eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.” 28 buyurulmuş, Peygamberimiz (s.a.v.) de “Çalışana ücretini teri kurumadan veriniz”29 buyurarak emeğin karşılığını gözetme konusunda hassasiyet gösterilmesi gerektiğine dikkat çekmiştir.

İslam dininde sosyal adalete ve gelirlerin adil bir şekilde toplumda paylaşılmasına dikkat çekilmiş; mülk edinmenin sadece sınırlı bir zümrede toplanması hoş görülmemiştir. Kur’an-ı Kerim’deki zekât, sadaka ve infak emirleri sosyal dengeyi sağlamaya yönelik olduğu gibi “… o mallar içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir servet ve güç hâline gelmesin …”30 buyruğu da malın ve mülkün bazı kimselerin elinde tekelleşmemesi gerektiğini belirtmektedir.

Ekonomik haklar konusunda dinimizin ön gördüğü güzel uygulamalardan biri de ihtiyaç sahiplerinin korunup gözetilmesidir. Kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumda olanların zaruri ihtiyaçlarının karşılanması teşvik edilmiş; devlet yöneticileri ise öteden beri bunu bir sorumluluk olarak görmüşlerdir. Peygamberimiz (s.a.v.), “Dul kadınların ve fakirlerin yardımına koşan Müslüman, Allah (c.c.) yolunda harp eden mücahit yahut gece namaz kılan, gündüz oruç tutan âbid gibidir.”31 buyurarak muhtaç durumda olanlara yardım etmeyi teşvik etmiştir.

Anayasada da ekonomik haklardan açık bir şekilde bahsedilmiştir. Anayasanın 35. maddesinde herkesin mülkiyet ve miras hakkı, “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” şeklinde belirtilmiştir.

Çalışma koşullarını iyileştirmek, adil gelir dağılımını sağlamak, işverenlerin ve iş görenlerin karşılıklı haklarını düzenlemek, çalışanların haklarını korumak devletin bu alandaki temel görevlerindendir. Çalışma hakkıyla ilgili hususlar anayasanın 49. maddesinde şu şekilde belirtilmiştir: “Devlet; çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır. Devlet; işçi-işveren ilişkilerinde çalışma barışının sağlanmasını kolaylaştırıcı ve koruyucu tedbirler alır.”

Gelir dağılımının adil olmasıyla ilgili anayasanın 55. maddesi ise şu şekildedir: “Ücret, emeğin karşılığıdır. Devlet; çalışanların yaptıkları işe uygun, adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır. Asgari ücretin tespitinde ülkenin ekonomik ve sosyal durumu göz önünde bulundurulur.”

24 İbn Mâce, Ruhûn, 4.
25 Necm suresi, 39. ayet.
26 Buhârî, Büyû,’ 15.
27 Nisâ suresi, 29. ayet.
28 Şuarâ suresi, 183. ayet.
29 İbn Mâce, Ruhûn, 4. 30 Haşr suresi, 7. ayet. 31 Buhârî, Nafakât, 1.

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.