"Enter"a basıp içeriğe geçin

İslam’da Ahlak Anlayışı

“Ben ancak ahlaki güzellikleri tamamlamak için gönderildim.” (Muvatta, Hüsnü’l-Hulk, 8.)

İslamiyette iman ve ibadetlerle birlikte ahlakın da çok önemli bir yeri vardır. İslam’ın temel amacı insanların inançlı, kulluk bilincine sahip, güzel ahlaklı bireyler olmasıdır. Bu sebepledir ki Kur’an-ı Kerim, insanlara iman ve ibadet etmenin yanı sıra güzel ahlaklı olmayı da emreder. Yüce kitabımız, model olarak bizlere, “Muhakkak ki sen yüce bir ahlak üzeresin.” (Kalem suresi, 4.ayet.) buyurarak övdüğü Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed’i (s.a.v.) gösterir.

“(Resulüm!) De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir.” (Âl-i İmrân suresi, 31. ayet.)

Kur’an-ı Kerim, insanı Allah’ın (c.c.) yarattığı üstün ve şerefli bir varlık olarak görür. Ondan, insanın üstünlüğüne yakışan güzel ve faydalı davranışlarda bulunmasını ister. İnsan onuruna yakışmayan söz ve davranışlardan da insanları sakındırır. Nitekim yüce kitabımızda, insanları ahlaklı olmaya yönlendiren birçok öğüt yer almaktadır. Yüce dinimizin öngördüğü ahlaklı insan tipi, Kur’an’ın ortaya koyduğu bu ilke ve öğütlere uygun davranışlar sergileyen kişidir. İslam ahlakının temeli de Kur’an’a dayanır. Nitekim Hz. Aişe (r.a.), kendisine Resulullah’ın (s.a.v.) ahlakı sorulduğunda “Siz hiç Kur’an okumuyor musunuz? Onun ahlakı Kur’an’dı.”(Tirmizî, Birr, 69.) diye cevap vermiştir.

Kur’an-ı Kerim, anne ve babaya saygılı olmayı ve iyilik etmeyi, komşularla güzel geçinmeyi, akraba hakkını gözetmeyi, toplumun zayıf kesimlerine iyi davranmayı, muhtaçlara destek olmayı emreder. Örneğin bir ayette şöyle buyrulur: “Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara (köle, cariye, hizmetçi ve benzerlerine) iyi davranın; Allah kendini beğenen ve daima böbürlenip duran kimseyi sevmez.” (Nisâ suresi, 36. ayet.)

Doğru söylemek, dürüst ve güvenilir olmak, emanetleri korumak gibi güzel davranışlar da Kur’an’ın emrettiği ahlaki davranışlardandır. Örneğin Ahzâb suresinde, “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğru söz söyleyin.” (Ahzâb suresi, 70. ayet.) buyrularak doğru sözlü olmamız istenir. İsrâ suresinde de “…Verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir.” (İsrâ suresi, 34. ayet.) buyrularak güvenilir bir insan olmamız gerektiği hatırlatılır. “Kullarıma söyle: (İnsanlara karşı) en güzel sözü söylesinler. Çünkü şeytan aralarını bozar. Çünkü şeytan insanın apaçık bir düşmanıdır.” (İsrâ suresi, 53. ayet.) ayetiyle de insanlarla konuşurken güzel sözlü olmamız istenir. Kur’an-ı Kerim’de inanç, ibadet ve ahlak yanında muamelatla ilgili ayetler de bulunur.

“Bir de akrabaya, yoksula, yolcuya hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp savurma. Zira böylesine saçıp savuranlar şeytanların dostlarıdırlar. Şeytan ise Rabb’ine karşı çok nankördür.” (İsrâ suresi, 26-27. ayetler.)

“Ölçtüğünüz zaman tastamam ölçün ve doğru terazi ile tartın. Bu, hem daha iyidir hem de neticesi bakımından daha güzeldir.” (İsrâ suresi, 35. ayet.)

Kur’an-ı Kerim’de, “O takva sahipleri ki bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever.” (Âl-i İmrân suresi, 134. ayet.) buyrularak insanlar bağışlayıcı, cömert ve paylaşımcı olmaya yönlendirilir. “Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi adil davranmamaya itmesin. Adaletli olun; bu, Allah korkusuna daha çok yakışan (bir davranış) tır. Allah’a isyandan sakının. Allah yaptıklarınızı hakkıyla bilmektedir.” (Mâide suresi, 8. ayet.) buyrularak da adaletli olmak, nefsin kötülüklerine kapılıp insanlara zulmetmemek gerektiği belirtilir.

Güzel ahlakın toplumda yaygınlaşmasını amaçlayan Kur’an-ı Kerim, bireye ve topluma zarar veren, ahlaklı bir insana yakışmayan yalan, dedikodu, iftira, emanete ihanet gibi bütün kötülükleri de yasaklar. Örneğin bir ayette, “…Yalan sözden sakının.” (Hac suresi, 30. ayet.) buyrulur. Başka bir ayette de insanların arkasından konuşmak ve onlarla alay etmek şöyle yasaklanır: “Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi âdet edinen herkesin vay hâline!” (Hümeze suresi, 1. ayet.)

“Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.” (Nahl suresi, 90. ayet.)

Kur’an-ı Kerim’de inanç, ibadet ve ahlak dışında muamelat hükümleri de bulunmaktadır. Yani alışveriş, miras, ticari hayat, evlilik, boşanma; iftira, cana kıyma, hırsızlık vb. suçlara verilecek cezalarla ilgili ayetler de yer almaktadır.

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.