"Enter"a basıp içeriğe geçin

İslam’da Karı, Koca ve Çocukların Sorumluluk ve Görevleri

İslam dininde Müslüman olmanın en önemli özelliği, kişinin sorumluluklarının farkında olmasıdır. Bir Müslümanın Allah’a (c.c.) karşı sorumlulukları olduğu gibi çevresindeki insanlara, hayvanlara ve tabiata karşı da bazı sorumlulukları ve görevleri vardır.

İslam’da kadın ve erkeğin kimlerle evlenilebileceği, karı ve kocanın sorumluklukları, boşanma gibi konular ayrıntılı olarak ele alınarak açıklanmıştır. Kur’an’da aile ilgili bazı kurallar emredilmiş Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de bu kurallaları hayatında uygulayarak insanlara örnek olmuştur.

Aile toplumun temelini oluşturur. Toplumun huzur ve mutluluğu, ailedeki düzen, huzur ve mutlulukla yakından ilişkilidir. İslam dini, evlenmeyi ve sağlıklı bir yuva kurup hayırlı evlatlar yetiştirmeyi teşvik etmiş, boşanmayı ise çarelerin tükendiği en son aşamada başvurulacak Allah’a (c.c.) sevimsiz gelen ama O’nun helal kıldığı bir çare olarak nitelemiştir. (İslam’a Giriş, Gençliğin İslam Bilgisi, s. 340) İslam dininde karı ve kocanın birbiri üzerinde hakları olduğu gibi birbirine karşı bazı sorumlulukları da vardır. Eşler bu haklarını bilmeli ve saygı göstermelidir. Allah (c.c.) bu konuda “Erkeklerin kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır.” (Bakara suresi, 228. ayet.) buyurur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) aile içindeki sorumlulukla ilgili “Sizin en hayırlınız ailesine en çok faydalı olandır.” (Tirmizi, Rada, 11.) buyurmuştur. Eşler sorumluluklarını yerine getirerek aile hayatlarını güzelleştirmeli ve kolaylaştırmalıdır.

İslam dinine göre bir ailenin saadeti ve birlikteliğin devamı için kadın ve erkeğin görev ve sorumlukların birincisi eş seçimidir. Kadın ve erkek eş seçiminde özenli olmalıdır. Peygamberimiz (s.a.v.) “Birlikte olacağınız eşler konusunda seçici davranın, denginizle evlenin. (Kızlarınızı da) emsalleriyle evlendirin.” (İbn Mace, Nikah, 46.) buyurarak evlenecek kişilerin denk olmasına dikkat çekmiştir. Kadın ve erkek eş seçiminde zevklere veya geçici heveslere kapılmadan Allah (c.c.) katında değerli olan ahlak güzelliği ve din konusunda hassasiyeti olanları tercih etmelidir. Peygamberimiz (s.a.v.) eş seçimi hakkında bazı özelliklere dikkat etmemiz konusunda Müslümanlara şöyle buyurmuştur: “Bir kadınla dört şey için evlenilir: malı, asaleti, güzelliği ve dini için. Sen dindar olanı seç ki elin bereket görsün.” (Müslim, Radâ’, 53.)

Ailedeki huzur ve mutluluğun temelinde karşılıklı sevgi, saygı, görev ve sorumluluk bilinci yatar. Aile içindeki bağlar saygı, sevgi, merhamet, fedakârlık, sadakat, güven, sabır, şefkat, anlayış gibi ilkeler üzerine inşa edilir. Aile bireyleri yardımlaşma ve dayanışma bağlarıyla bağlı oldukları gibi sevgi, şefkat ve korunma gibi duygusal bağlarla da birbirine bağlıdır. (İslam’a Giriş, Gençliğin İslam Bilgisi, s. 340.) Eşler birbirine karşı iyi ve merhametli davranmalıdır. Kırıcı veya kötü söz söylememelidir. Birisi hata yaptığında diğeri onu uyarmalı ve ona karşı affedici ve merhametli olmalıdır. Allah (c.c.) eşler arasındaki ilişkiler hakkında şöyle buyurur: “Aranızda iyilik ve ihsanı unutmayın. Şüphesiz Allah yapmakta olduklarınızı hakkıyla görür.” (Bakara suresi, 237. ayet.) Peygamberimiz (s.a.v.)“İnsanlara merhamet etmeyene Allah da merhamet etmez.” (Buhârî, Tevhîd, 2) buyurarak eşlerin birbirlerine zulmetmesini ve eziyet etmesini yasaklamıştır. Aile birliğinin devam etmesi, tüm aile fertlerinin birbirlerine karşı sevgi, şefkat ve merhametli olmalarına bağlıdır. Peygamberimizin (s.a.v.) buyurduğu gibi insanların en hayırlısı, eşine ve aile fertlerine iyi davranan kimselerdir.

Eşler, aile içinde birbirlerine veya çocuklara karşı adaletli olmalı, haksızlık etmemelidir. Karı ve kocanın aile içinde kalması gereken mahrem sırlarını başkalarına söylemeleri yasaklanmıştır. Bir evlilikte olması gereken en önemli özelliklerinden biri de karı ve kocanın sadakatli olması ve birbirlerine güven duymasıdır. Allah (c.c.) Kur’an’da mümin erkeklerin ve mümin kadınların gözlerini harama bakmaktan sakınmalarını ve zinaya yaklaşmamalarını “Zinaya yaklaşmayın çünkü o, bir hayâsızlıktır ve çok kötü bir yoldur.” (İsrâ suresi, 32. ayet.) ayetiyle sadece zinayı değil zinaya götüren yolları da yasaklamıştır. Aile bireyleri birbirine karşı affedici olmalıdır. Her insanın bir kusuru vardır. Karı ve koca veya çocuklar bir hata yaptığı zaman onu cezalandırmak yerine doğru davranışı öğreterek ona karşı merhametli ve affedici olmalıdır. Bu hem aile bağlarını güçlendirir hem de aile içinde sevgi ve güven duygusunun oluşmasını sağlar. Aile içindeki saadetin ve iletişimin devamı için karı koca birbirlerine karşı ilgili olmalı, söz ve davranışlarıyla her zaman sevgilerini ifade etmelidir. Peygamberimizin (s.a.v.) bu konuda ki “Seven sevdiğine, sevdiğini söylesin!” (Ebu Savud, Edeb, 113.) tavsiyesine uyulmalıdır.

Aile içi ilişkilerde bazı problemlerin olması doğaldır. Önemli olan bu problemi aile içinde konuşmak, tartışmak ve tatlı dille ikna ederek bir karara bağlamaktır. Eşler ve çocuklarla yaşanılacak bir problem, konuşularak çözüme kavuşturulursa aile bağları da kuvvetlenmiş olur. Eğer problem konuşulmaz ise aile içinde gerginlik meydana gelir. Bu gerginlik ise aile huzurunun kaçmasına, geçimsizliğe hatta şiddete yol açar. Şiddet, hem fiziksel hem de psikolojik olarak başkalarına acı çektirmek ve zarar vermektir. Eşlerden birinin veya çocukların şiddete maruz kalması durumunda ailenin dağılması kaçınılmaz olur.

Baba ve anne, çocuklarının geçimini helal yoldan sağlamalıdır. Aile rızkına haram mal bulaştırmamalıdır. Bu konuda Allah (c.c.), Kur’an’da “Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun” (Tahrim suresi, 6. ayet.) ayeti ile inananları uyarır. Anne ve babanın ailesinin geçimi için sarf ettiği her türlü çaba harcadığı her kuruş infak olarak sevap hanesine yazılır. Aile içindeki bireylerin yeme, içme, giyim, eğitim ve diğer ihtiyaçlarını karşılamada adaletli olunmalıdır.

Aile içinde anne ve babanın sorumluluk ve görevlerinin iyi belirlenmesi gerekir. Kadın veya erkeğin sadece birisinin maddi ve manevi olarak aile yükünü üzerine alması aile içi iletişimi engellediği gibi adaletsizliğe de yol açmış olur. Eşlerin her ikisi de çalışıyorsa çocuklara karşı maddi ve manevi sorumluluklarını birlikte yerine getirmesi ve ev içi işlerini birlikte yapması aile saadetinin devamı için kaçınılmazdır. Anne ve baba, çocuklarını maddi, manevi, dinî, millî ve kültürel olarak hayata hazırlamalıdır. Bir bebeğin eğitimi anne karnında başlar. Bebek doğunca ebeveynleri ona güzel bir isim koymakla ilk görevlerinden birini yerine getirmiş olur. Anne ve baba çocuklarına dinî ve ahlaki görevlerini öğretmeleri hususunda ve bunları uygulamada titiz olmalıdır. Çocuklar büyürken anne ve babayı rol model aldığı unutulmamalı buna göre ebeveynler çocuklarını nasıl ahlaklandırmak istiyorsa ona göre davranmalıdır.

Ebeveynler çocuklarına karşı ilgili olmalı, onlara sevdiğini hissettirmelidir. Anne ve baba çocuklarıyla vakit geçirmeli onları yalnız bırakmamalıdır. Anne ve baba çocukların sağlık, eğitim ve meslek sahibi olmaları konusunda yardım etmeli, uygun bir yaşa geldiğinde de evlenmeleri konusunda onlara destek olmalıdır. Ebeveynler çocuklarını bu dünyanın geçici ahiret hayatının kalıcı olduğu bilinciyle yetiştirmelidir. Dinini bilen, sevgi, saygı içinde ve güzel ahlakla büyüyen çocukların anne ve babası için sadakai cariye olduğu unutulmamalıdır. İslam dininde çocukların da aile içinde bazı görev ve sorumlulukları vardır. Çocuklar anne ve babalarının maddi ve manevi desteklerini unutmamalı onlara karşı minnettar olmalıdır. En önemlisi dini iyi öğrenmeli, güzel ahlaklı olmalıdır. Aile içinde kendine verilen görevleri yerine getirmelidir. Çocuklar aile büyüklerine ve akrabalarına saygılı olmalıdır. Allah (c.c.) bu konuda şöyle buyurur: ‘‘Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “öf!” bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle. Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: “Rabbim!, Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı.”(İsra suresi, 23-24. ayetler.) Kur’an’da Allah (c.c.), çocukların anne ve babalarına karşı saygılı ve merhametli davranmalarını, onları incitecek söz söylememelerini ve onlar için dua etmelerini emreder. Çocukların niçin ebeveynlerine saygılı olmaları gerektiği Kur’an’da bir başka ayette ise şöyle açıklanır: “Biz insana, anne babasına iyi davranmasını tavsiye etmişizdir çünkü anası onu nice sıkıntılara katlanarak taşımıştır. Sütten ayrılması da iki yıl içinde olur. (İşte bunun için) önce bana, sonra da ana-babana şükret diye tavsiyede bulunmuşuzdur. Dönüş ancak banadır.” (Lokman suresi, 14. ayet.)

Anne ve babaya iyilik ve merhamet etmenin önemine dair pek çok ayet ve hadis vardır. Evlatların anne babaya karşı yerine getirmeleri gereken görev ve sorumlulukları olup bunların en önemlileri şunlardır: Maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılamak, huzurlu ve sağlıklı bir yaşam ortamı sağlamak, haklarında şikayetçi olmamak, kusurlarını ve hatalarını bağışlamak, onların yaptığı iyiliklerden söz ederek itibarlarını korumak, onları uyarırken incitmemek, hayatta iken sağlık ve afiyetleri için öldükten sonra cenneti dilemek için haklarında duacı olmak, haram olmayan konular hariç isteklerini yerine getirmek, hayır ve ibadetlerine yardımcı olmak, öldüklerinde vasiyetlerini yerine getirmek ve arkalarından hayır ve iyilikte bulunmak, hatıralarını yaşatmak üzere dostlarıyla ve sevdikleriyle ilişkiyi devam ettirmek, dinin ve örfün gerekli veya güzel bulduğu diğer hususlarda da gerekli olanı yapmak çocukların anne ve babasına yapacağı en güzel davranışlardır.

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.