İslam’da Mescit – Cami Önemi

Arapça ‘cem‘ kökünden türeyen, “toplayan, bir araya getiren” anlamındaki câmi‘ kelimesi, başlangıçta sadece cuma namazı kılınan büyük mescitler için kullanılmıştır.

Daha sonra içinde cuma namazı kılınan ve hatibin hutbe okuması için minber bulunan mescitler cami; minberi bulunmayan yani cuma namazı kılınmayan küçük mabetler ise sadece mescit olarak anılır olmuştur.28 İslam kültür ve medeniyetinin yayılmasında çok önemli rolü olan camilerin eğitim ve öğretim tarihi ile de yakından ilgisi vardır. İslam’ın ilk devirlerinden itibaren mescitlerde ders halkaları oluşturulmuş ve bu durum günümüze kadar devam etmiştir. Hatta bu manada, Müslümanların ilk eğitim ve öğretim kurumu camidir denebilir.29

Hz. Muhammed (s.a.v.) İslam’ın ilk yıllarından itibaren Mekke’nin oldukça zor şartlarına rağmen eğitim öğretim faaliyetlerini yürütmüştür. Bu dönemde Müslümanlar için Erkam’ın (r.a.)* evi (daru’l-erkam) eğitim verilen ilk mekân olmuştur. Müslümanların hicret ile baskı ortamından kurtulmaları sonrasında, Hz. Peygamber (s.a.v.) Medine’de ilk icraat olarak bir mescit inşa etmiştir. Mescid-i Nebi (Peygamber Mescidi) adı verilen bu mescite bitişik olarak yapılan ve “suffe” denilen bölümlerde eğitim öğretim faaliyetleri sürdürülmüştür. Suffe, İslam medeniyetinin ilk eğitim kurumu olup buralarda ikamet eden gençler ilim tahsili ile ilgilenmişlerdir.

İslamiyet’in ilk dönemlerinde eğitim öğretim, daha çok cami merkezli olarak yapılmaktaydı. Buralarda Kur’an-ı Kerim, tefsir, hadis, fıkıh, siyer gibi ilimler okutulmakta ve bu dersler “ders halkası” şeklinde yürütülmekteydi. İslam dünyasında cami merkezli olarak başlayan eğitim öğretim faaliyetleri daha sonra medrese, daru’l-hadis, daru’l-kurra gibi kurumlarla devam etmiştir. Ancak camiler ve mescitler her zaman önemini korumuştur. Osmanlılar Dönemi’nde camiler mahallenin idare merkezi gibi görev ifa etmiştir. Mahallelerin odak noktasını camiler oluşturmuş, evler ve diğer eklentiler caminin etrafında kurulmuştur. Bu hâliyle camiler bir külliye şeklinde olup sadece ibadet edilen mekânlar olmayıp eğitim öğretim faaliyetleri ve etrafında kurulan müesseseler ile âdeta bir cazibe merkezi olmuştur.30

* r.a. Radiyallahu anh (Allah ondan razı olsun) ifadesinin kısaltmasıdır.
28 Ahmet Önkal; Nebi Bozkurt, “Cami” TDV İslam Ansiklopedisi, C 7, s. 45.
29 Ziya Kazıcı, İslam Medeniyeti ve Müesseseleri Tarihi, s. 333-334.
30 Ziya Kazıcı, İslam Medeniyeti ve Müesseseleri Tarihi, s. 336.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir