"Enter"a basıp içeriğe geçin

İslam’da Sağlığı Korumanın Önemi Nedir?

Tıp biliminin başlıca iki amacı vardır: Birincisi hastalıkları önlemek ve genel sağlığı korumak diğeri ise mevcut hastalıkları teşhis ve tedavi etmek için gerekli araştırmaları yapmaktır.

Peygamber Efendimizin (s.a.v.) tıpla ilgili hadislerinin çoğu, sağlığı korumakla yani koruyucu hekimlikle ilgilidir. Resulullah, her şeyden önce Müslümanlara sağlığın kıymetini bilmelerini öğütlemiş ve sağlıklı kalmanın yollarını da söylemiştir. Bunlar ana hatlarıyla; temizlik, düzenli bir hayat, ölçülü ve dengeli beslenme, spor yapma, sağlığa zararlı maddelerden sakınma ve bulaşıcı hastalıklardan uzak durmaktır.(15)

Bilindiği gibi birçok hastalığın sebebi mikroplardır. Bunun içindir ki Peygamberimiz (s.a.v.), öncelikle temizliğin önemi üzerinde durmuş ve bu konuyla ilgili “Temizlik, imanın yarısıdır…”(2) buyurmuştur. O, bin dört yüz sene önceki Arap Yarımadası’nın olumsuz yaşam şartları altında bile haftada en az bir defa bütün vücudun yıkanmasını tavsiye etmiştir.(1) Uyandıktan sonra, yemeklerden önce ve sonra elleri yıkamayı,(16) dişleri günde birkaç defa misvaklamayı(3) (fırçalamayı), tırnakları kesmeyi, küçük ve büyük abdestten sonra temizlenmeyi öğütlemiştir.(4) Bütün bunlar gösteriyor ki Hz. Peygamber (s.a.v.), vücut temizliğine dolayısıyla koruyucu sağlık uygulamalarına büyük önem vermiştir.

Hz. Aişe’nin (r.a.) bildirdiğine göre Arap toplumunda kadınlar fazla kilo almamaya dikkat eder, ince ve narin yapılı olmaya çalışırlardı. Bu nedenle Hz. Aişe (r.a.), genç yaşta fazla kilo alan kadınları uyararak daha dikkatli olmalarını öğütlerdi. Hz. Aişe’nin (r.a.) ve Peygamberimizin (s.a.v.) zaman zaman koşu yaparak sağlıklı bir yaşam sürdükleri bilinmektedir. Muhammed Hamidullah, İslam Peygamberi, C 2, s. 1076.

Sağlığımızı korumanın önemli şartlarından biri de çevre temizliğidir. Çevre temizliği beden temizliği kadar önemlidir. İnsanın sağlığını koruması için yalnızca bedenini ve elbiselerini temiz tutması yeterli değildir. Bu bakımdan başta evimiz ve mahallemiz olmak üzere soluduğumuz havanın da temiz olması gerekir. Herkes çevre temizliğine dikkat etmeli, çevreyi kirletenleri uyarmalıdır. Bu hem insani hem de dinî bir sorumluluktur.

Hz. Muhammed (s.a.v.) de çevre temizliğine büyük önem vermiş ve bununla ilgili bir hadisinde şöyle buyurmuştur: “Kim Müslümanların gelip geçtiği yerden onları rahatsız eden bir şeyi kaldırıp atarsa Allah ona sevap yazar. Allah kime sevap yazarsa o kulunu cennete koyar.”(5) Bir başka hadisinde de “Avlularınızı ve meydanlarınızı temiz tutun.”(6) buyurmuştur.

Sağlığımızı korumak ve temizlikle ilgili hadislerin arasında, diş bakımı ve sağlığı ile ilgili olanlar hem sayılarının çokluğu hem de konunun önemini vurgulamaları açısından çok önemlidir. Diş bakımının ilk şartı, hiç şüphesiz dişlerin gıda artıklarından temizlenmesidir. Hz. Peygamber’in (s.a.v.) yaşadığı dönemde diş temizliği için kullanılabilecek en iyi araç “misvak” idi. Hz. Muhammed (s.a.v.) ağız temizliği üzerinde ısrarla dururken misvak kullanılmasını tavsiye etmiş, kendisi de misvak kullanarak Müslümanlara örnek olmuştur. Peygamberimiz (s.a.v.) bu hususla ilgili bir hadisinde “Eğer ümmetime zahmet vermekten çekinmeseydim her abdest aldıkça misvak kullanmalarını (dişlerini temizlemelerini) emrederdim.”(7) buyurmuştur.

Sağlıklı olabilmek için temizlikten sonra dikkat edilmesi gereken hususlardan biri de dengeli beslenmedir. Allah’ın Elçisi bu konuya gereken önemin verilmesini istemiş, bize yemekte aşırıya kaçmamamızı öğütlemiştir. Peygamberimiz (s.a.v.) bir hadisinde “Hiçbir kişi, midesinden daha tehlikeli bir kap doldurmamıştır. Oysa insana kendini ayakta tutacak birkaç lokma yeter. Şayet mutlaka çok yiyecekse midesinin üçte birini yemeğe, üçte birini içeceğe, üçte birini de nefesine ayırmalıdır.”(8) buyurmuştur. Sağlığı bozulan kişilere hava değişimini öneren Peygamberimiz (s.a.v.)(9) suyu yavaş bir şekilde, üç defada ve mümkünse oturarak içmeyi, yenip içilen kaba üflenmemesini(10) tavsiye etmiştir.

İnsan sağlığını bozan etkenlerden biri de zararlı yiyecek ve içeceklerdir. Bunların başında da alkollü içecekler gelmektedir. Bu sebeple Kur’an-ı Kerim’de ve hadislerde adı, tadı ve miktarı ne olursa olsun her türlü alkollü içecek yasaklanmıştır.(11) Buna ek olarak hasta hayvanın etinin ve domuz etinin tüketilmesi(12) de yasaklanan yiyecekler arasındadır. Hz. Muhammed (s.a.v.), bulaşıcı hastalıklardan da korunulmasını istemiştir. Bu konuyla ilgili bir hadisinde “Bir yerde veba ve benzeri, herhangi bir bulaşıcı hastalık olduğunu işittiğiniz zaman, o yere girmeyiniz. Bulunduğunuz yerde böyle bulaşıcı bir hastalık varsa oradan da çıkmayınız.”( 13) buyurarak karantina usulünü getirmiştir. Resulullah insan hayatı ve sağlığı için tehlikeli olan zararlı hayvanların ve zararlı böceklerin de imha edilmesini istemiştir.(14) Bütün bu emir ve yasaklar insan sağlığını korumada önemli bir yere sahiptir.

Ruh ve beden bütünlüğünü koruma ve kollama görevi öncelikle kişinin kendisine aittir. Sağlığı koruma yollarından biri de Peygamberimizin sünnetine uygun düzenli yaşamak, akıl, beden ve ruh sağlığına dikkat etmektir. Bu yüzden herkes hayatını tehlikeye düşüren, beden ve ruh sağlığının zarar görmesine yol açan hastalıklara yakalanmamak için gerekli tedbirleri almalıdır. Hastalanıldığında ise iyileşmek için doktora muayene olunmalı, verilen ilaçlar zamanında ve dozunda kullanılmalıdır. Bedenimiz Allah’ın (s.a.v.) bize verdiği bir emanettir. Allah’ın verdiği emaneti iyi korumalı, bedenimizle ilgili hesabını veremeyeceğimiz davranışlardan ve alışkanlıklardan uzak durmalıyız. (15) Levent Öztürk, İslam Tıp Tarihi, s. 83. (16) Müslim, Taharet, 1. (1) Müslim, Cuma, 1. (2) Buhari, Vudü, 26, Müslim, Taharet, 87-88; Tirmizi, Et’ime, 39-45. (3) Buhari, Cuma, 8. Müslim, Taharet, 42. (4) Müslim, Taharet, 56; Ebu Davud, Taharet, 29; Tırmizi, Edeb, 14: İbn Mace, Taharet, 8. (5) Buhari, Sahih-i Buhari ve Tecridi Sarih Tercümesi, C 3, s. 296. (6) Acluni, Keşfü’l Hafâ, C 2, s. 224. (7) İbn Mace, Taharet, 289. (8) İbn Mace, Eti’ma, 50; Tirmizi, Zühd, 47. (9) Muhammed Hamidullah, İslam Peygamberi, C 2, s. 809. (10) Buhari, Eşribe, 25; Müslim, Eşribe, 116, 118-120, 123. (11) Mâide suresi, 90-91. ayetler. (12) Mâide suresi, 3. ayet. (13) Buhari, Tıb, 19. (14) Buhari, Bedu’l-Halk, 16.

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.