Musahiplik (Yol Kardeşliği) Nedir?

Musahiplik, Alevi – Bektaşi kültüründe yer alan en önemli ve temel kavramlardan biridir. Bu kavram sözlükte, ’kardeşlik, yol kardeşliği’ gibi anlamlara gelir. Alevi-Bektaşi kültürüne ait dinî bir kavram olarak ise musahiplik, iki ailenin yani evli iki erkek ile eşlerinin aralarında uzlaşıp anlaşarak birbirlerine, Allah’a kul, Hz. Muhammed’e ümmet ve Hz. Ali’ye de bağlı olacaklarına dair söz vermeleridir. Alevi-Bektaşi kültüründe, iki aile birbirleriyle musahip olmak için kesin karar verdiklerinde onlar için bir musahiplik cemi düzenlenir.

Musahip (yol kardeşi) olmaya karar veren kişiler ceme gelmeden önce evlerinde boy abdesti alır, temiz kıyafetler giyerler. Abdestli olarak ve temiz giysiler içerisinde cemevine gelirler. Bu kişilere cemevinde ayrıca ikrar abdesti de aldırılır. İkrar abdesti, sembolik olarak musahip olacak kişilerin işlemiş oldukları tüm günah ve kötülüklerden arınmaları anlamına da gelir. Musahiplik cemini yöneten dede, huzuruna gelen canlara şu ayeti okur: “Ey iman edenler! Samimi bir tevbe ile Allah’a dönün. Umulur ki Rabb’iniz sizin kötülüklerinizi örter. Peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların önlerinden ve sağlarından (amellerinin) nûrları aydınlatıp gider de ‘Ey Rabb’imiz! Nurumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü sen her şeye kadirsin.’ derler.” Bu ayeti okuduktan sonra dede, musahipleri tövbe etmeye çağırır. Onlara, “Şimdi hep birlikte tövbe edelim.” der. Böylece dedenin huzurunda tövbe edilip söz verilir. Bu sırada dede, tövbe ve söz vermeyle ilgili de Kur’an’dan çeşitli ayetler okur.

Musahiplik ceminde dede, yol kardeşi olmaya karar veren canlardan, bundan sonra ölünceye kadar birbirlerinden ayrılmayacaklarına, kardeşliklerini devam ettireceklerine dair söz alır. Dedenin de onaylamasıyla bu kişiler ömür boyu birbirine bağlanmış olurlar.

Musahiplik, yalnızca yapılan musahiplik töreni ile sona ermez. Musahiplerden birinin işlemiş olduğu günahı, diğeri de işlemiş kabul edilir. Bu yüzden musahipler hem kendilerini hem de kardeşlerini sürekli olarak kontrol ederler. Her yıl düzenlenen görgü cemiyle de musahip olan kişilerin birbirlerine verdikleri sözü tutup tutmadıkları denetlenir. Görgü ceminde dede, canlara, “Geldiğiniz yol Ali yoludur, durduğunuz dâr Mansur dârıdır, Elimize, belimize ve dilimize sahip olacağız, diyerek vermiş olduğunuz ikrarda (sözde) duruyor musunuz?” diye sorar. Onlar da “Allah, eyvallah” diyerek dedeye karşılık verir, sözlerinde durduklarını ikrar ederler. Canlar birbirlerine haklarını helal ettikten sonra dede şu ayeti okur: “Sana bağlılık sözü verenler gerçekte Allah’a bağlılık sözü vermişlerdir. Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim sözünden dönerse kendi aleyhine dönmüş olur. Kim de Allah’a verdiği sözü yerine getirirse Allah, ona büyük ödül verecektir.” Daha sonra dede, dua edip öğütler vererek cemi sonlandırır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir