Namazın İnsana Kazandırdıkları, Namazın Faydaları Nelerdir?

Namaz, dinin direği olan çok önemli bir ibadettir. Bu ibadetin bireysel ve toplumsal birçok faydası bulunmaktadır. Örneğin insanın duygu dünyasını zenginleştirmesi, davranışlarını güzelleştirmesi, kişiye temizlik bilinci kazandırması ve zamanı planlamayı öğretmesi bu faydalar arasında sayılabilir.

Namaz, Allah’ın (c.c.) huzuruna çıkmak, Rabb’imizle (c.c.) konuşmak, onunla aracısız bir şekilde iletişim kurmaktır. Her şeyin sahibi ve yaratıcısı olan Allah’a (c.c.) kul olduğumuzu hatırlamaktır. Yüce Yaradan (c.c.) ile doğrudan iletişim kurmak, onun kulu olmak insanın kendisini değerli hissetmesini sağlar, kişiye huzur ve mutluluk verir. Bizler namaza başlarken ellerimizi kaldırır, böylece dünyaya ait işleri arkamızda bırakırız. Her gün namaz kılarak dünyanın sıkıntılarından, meşgalelerinden bir süreliğine de olsa uzaklaşır, rahatlar, huzur buluruz. Tüm benliğimizle Rabb’imize (c.c.) yönelir, ona sığınırız. Cenab-ı Allah’ın (c.c.), zor durumda kalan kullarına yardım edeceğine, onları sahipsiz bırakmayacağına inanırız. Bu inanç bize güç, güven ve iç huzuru gibi güzel duygular kazandırır. Bizler namaz kılarak Rabb’imize (c.c.) olan sevgimizi, saygımızı, bağlılığımızı ve minnetimizi ifade ederiz. Allah’ın (c.c.) da kendisine yönelen kullarını sevdiğini biliriz. Bunu bilmek bizi rahatlatır, gönlümüzü huzurla doldurur.

Günün belirli vakitlerinde namaz kılan, Rabb’inin huzuruna çıkan insan, Allah’ın (c.c.) her an kendisini görüp gözettiğini bilir. Kulu olmaktan şeref duyduğu, çok sevdiği Rabb’inin (c.c.) huzuruna günah işleyerek çıkmaktan hayâ eder. Onun razı olacağı hayırlı ameller işlemeye çalışır. Yalan, hile, dedikodu, iftira, haksızlık gibi kötü davranışlardan uzak durma konusunda özenli olur. Başkalarına yardım etmeye, dürüst ve güvenilir bir insan olmaya gayret eder. Namaz kılan insana güzel davranışların yakışacağını, kötü davranışların yakışmayacağını bilir. Böylece namaz, insanın güzel davranışlara yönelmesini, kötülüklerden uzak kalmasını sağlar.

“(Resulüm!) Sana vahyedilen kitabı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir.” (Ankebût suresi, 45. ayet.)

Namazın sahih yani geçerli olabilmesi için namaz kılınacak yerin ve giysilerin temiz olması zorunludur. Ayrıca namaz kılabilmek için abdestli olunması gereklidir. Abdest alan kişi, gün içinde en çok kirlenen el, ağız, burun, ayak, yüz gibi organlarını sık sık temizlemiş olur. Ayrıca namaz günde beş kez, belli zaman aralıklarıyla kılındığından insan, yaşadığı yerin ve giysilerinin her zaman temiz olmasına önem verir. Bütün bunlar da kişiye temiz olma alışkanlığı kazandırır. Abdest, insanı maddi kirlerden olduğu gibi günahlardan da arındırmaktadır. Peygamberimiz (s.a.v.) bu konuyla ilgili bir hadisinde, “Kim güzelce abdest alırsa o kimsenin günahları, tırnaklarına varıncaya kadar bütün vücudundan akar gider.” (Müslim, Tahâret, 33.) buyurmuştur.

Dinimizde her namazın belli bir vakti vardır. Müslüman; sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı vakitlerinde olmak üzere her gün beş vakit namaz kılar. Namazın belli vakitlerde kılınması, insana zamanı planlama ve iyi değerlendirme alışkanlığı kazandırır. Çünkü namazlarını kılmaya özen gösteren bir Müslüman, işlerini planlarken namaz vakitlerini dikkate alır. Gününü beşe ayırır. Sabahtan öğleye, öğleden ikindiye, ikindiden akşama, akşamdan yatsıya kadar ve yatsıdan sonra neler yapacağını planlar. Ayrıca mümin kişi sabah namazı için erkenden kalkar, güne erken başlayarak zamanını daha verimli kullanır.

Dinimiz namazların cemaatle kılınmasını teşvik etmiş, bazı namazların da cemaatle kılınmasını şart koşmuştur. Bu durum toplumsal kaynaşma ve dayanışmaya önemli katkılar sağlamaktadır. Örneğin Müslümanlar gerek beş vakit namazda gerekse cuma, bayram ve teravih namazlarında camilerde bir araya gelmektedirler.

Burada tanışıp kaynaşmakta, dostluklar kurmaktadırlar. Birbirlerinin sorun ve sıkıntılarından haberdar olmakta, bunları aşmak için dayanışma içine girmektedirler. Cuma, bayram ve diğer günlerde camilerde verilen vaazlar, okunan hutbeler halkın çeşitli konularda bilgilendirilmesini sağlamaktadır. Bu anlamda vaaz ve hutbeler, halkın eğitilmesinde önemli rol oynamaktadır. Cemaatle kılınan namazlarda insanlar aynı Allah’a (c.c.), peygambere, dine inanmanın, aynı kıbleye yönelmenin hazzını birlikte yaşamaktadırlar. Bu da toplumda birlik, beraberlik ve kaynaşmayı güçlendirmektedir.

Hz. Peygamber (s.a.v.) bir gün ashabına sordu: “Ne dersiniz? Birinizin kapısının önünde bir nehir olsa ve o kimse bu nehirde her gün beş kez yıkansa onda kirden eser kalır mı?” Ashab-ı kiram, “Hayır, kalmaz ya Resulallah!’” dedi. Bu cevap üzerine Allah Resulü (s.a.v.) şöyle buyurdu: “İşte beş vakit namaz da böyledir. Allah, beş vakit namazla günahları silip yok eder.” (Buhârî, Mevâkît, 6.)

1 Response

  1. berivan dedi ki:

    çok güzel bir yazı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir