"Enter"a basıp içeriğe geçin

Şükür Nedir? Nimetlerin Kadrini Bilmek: Şükretmek

Şükür; kulun, Allah’ın (c.c.) vermiş olduğu sayısız nimetlerin onun sonsuz iyilik ve bağışının sonucu olduğunu fark ederek kalbinin teşekkür duygusuyla dolması ve bunu diliyle ifade etmesidir.33

Müslüman kendisini yokluktan varlığa çıkaran ve kendisine sayısız nimetler veren Allah’a (c.c.) gönülden şükreder. Namaz, zekât, oruç ve hac gibi ibadetler kulun Allah’a (c.c.) şükrünü ifade etme yollarıdır. Şükür, insanın kendisine verilen sayısız nimetleri görmesini sağlar. Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah “…Yalnız Allah’a ibadet et ve şükredenlerden ol.”34 buyurarak Müslümanlardan daima Allah’a (c.c.) şükretmelerini istemektedir.

Peygamber Efendimiz bazen geceleri ayakları şişinceye kadar namaz kılardı. Bütün günahları affedildiği hâlde niçin böyle yaptığı sorulduğunda ‘Şükreden bir kul olmayayım mı?’ diyerek cevap verirdi.35 Bizler de daima Rabbimize şükretmeliyiz. Peygamber Efendimiz gibi şükreden bir kul olmaya çalışmalıyız. Müslüman bolluk zamanında da darlık zamanında da Allah’a (c.c.) şükreder.36 Umudunu hiç kaybetmez.

Müslüman iyi işlerin Yüce Allah’ın lütfuyla gerçekleştiğini bilir ve Rabbine şükreder. Peygamber Efendimiz de hoşuna giden bir şey gördüğü zaman, “Hamdolsun Allah’a ki yararlı şeyler O’nun nimetiyle tamamlanır…” 37 diyerek Allah’a (c.c.) şükrederdi. Müslüman bazen de olumsuzluklarla karşılaşır ancak hiçbir zaman kendisine verilen nimetleri unutmaz. Yaşadığı bir olumsuzluktan dolayı Allah’a (c.c.) nankörlük etmez. Sabır ve şükürden vazgeçmez. Sabrın ve şükrün bir Müslüman için ne kadar önemli olduğunu Peygamber Efendimiz şöyle haber vermiştir: “Müminin hâli ne hoştur! Her hâli kendisi için hayırlıdır ve bu durum yalnız mümine mahsustur. Başına güzel bir iş geldiğinde şükreder; bu onun için hayır olur. Başına bir sıkıntı geldiğinde ise sabreder; bu da onun için hayır olur.”38

Müslümanın dilinden “Elhamdülillah” ve” Allah’a şükürler olsun” cümleleri eksik olmaz. Müslüman, davranışlarıyla da şükrünü gösterir. Kıldığı namazlar, verdiği zekât ve sadakalar, tuttuğu oruçlar hep şükretmek içindir. Şükrederek Yüce Allah’a layık bir kul olmak ister. İbadetlerin Allah’a (c.c.) adanmış özel zamanlar olduğunu bilerek bu fırsatları kaçırmaz.

Peygamber Efendimiz “ İnsanlara teşekkür etmeyen Allah’a da şükretmez.”39 buyurarak şükrün farklı bir yönüne dikkat çekmektedir: Müslüman kendisine yapılan iyilikleri karşılıksız bırakmaz. Peygamber Efendimiz “Kendisine bir ikramda bulunulan kişi, imkân bulduğu takdirde karşılığını versin. Bulamazsa (o iyiliği yapana) övgüde bulunsun. Çünkü (bir iyiliği) öven, şükran borcunu yerine getirmiş olur. İyiliği gizleyen ise nankörlük etmiş olur.”40 buyurarak bize bu konuda yol göstermektedir. Bir diğer hadisinde ise “Kendisine bir iyilik yapılan kimse, iyiliği yapana, ‘Allah seni hayırla mükâfatlandırsın!’ derse en güzel övgüde bulunmuş olur.”41 buyurarak iyiliğe nasıl teşekkür etmemiz gerektiğini öğretmektedir. Yüce Rabbimiz ”… Andolsun, eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım…” 42 buyurarak şükredenleri müjdelemektedir. Şükretmek dünyada bolluk ve berekete, ahirette ise cennete götüren yüce bir davranıştır. Şükreden insanlar bollukta şımarmaz, darlıkta isyan etmezler. Huzurlu, dengeli ve iyiliksever tutumlarıyla insanlara örnek olurlar.

33 bk. MEB, Dinî Terimler Sözlüğü, s. 344.
34 Zümer suresi, 66. ayet.
35 bkz. Buhârî, Teheccüd, 6.
36 bk. Müslim, Zühd, 64.
37 İbn Mâce, Edeb, 55
38 Müslim, Zühd, 64.
39 Tirmizî, Birr, 35.
40 Ebû Dâvud, Edeb, 11.
41 Tirmizî, Birr, 88.
42 İbrahim suresi, 7.ayet.

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.