"Enter"a basıp içeriğe geçin

Türklerin Bilime Katkıları

Türkler, İslam kültür ve medeniyetine, edebiyat ve sanat yanında, bilimsel alanda yaptıkları çalışmalarla da önemli katkılar sağlamışlardır. Milletimiz, Müslümanlığı kabul ettiği ilk dönemlerden itibaren büyük bilim insanları yetiştirmiştir. Aziz milletimizin arasından gerek dinî ilimlerde gerekse pozitif bilimlerde önemli çalışmalar yapmış birçok bilgin yetişmiştir.

Milletimiz tefsir, hadis, kelam, İslam tarihi vb. dinî ilimler alanında büyük âlimler yetiştirmiştir. Örneğin İmam-ı Âzam Ebu Hanife büyük bir din bilginidir ve Türktür. Mâturîdîlik mezhebinin kurucusu sayılan İmam Mâturîdî de Türk asıllı büyük bir din âlimidir. O, kelam ve akait alanındaki görüşleriyle İslam dünyasında meşhur olmuştur.

Kütüb-i Sitte’nin birincisi olan ve en önemli hadis kaynağı kabul edilen Sahih-i Buhârî adlı eserin müellifi, Buhara Türklerinden olan İmam-ı Buhârî’dir (öl. 869). Yine Kütüb-i Sitte’den biri olan Sünen-i Tirmizî adlı eserin yazarı da Tirmiz Türklerinden olan İmam-ı Tirmizî’dir (öl. 892). El-Keşşaf adlı eserin müellifi meşhur müfessir Zemahşerî (öl. 1143), ünlü fıkıhçı Kadı Ebussud Efendi (öl. 1574), Kısas-ı Enbiyâ ve Tevarih-i Hulefa adlı İslam tarihi kitabının yazarı ve aynı zamanda bir devlet adamı olan Ahmed Cevdet Paşa (öl. 1895) da Türkler arasından yetişen çok sayıda âlime örnek olarak verilebilir. Hak Dini Kur’an Dili adlı tefsirin yazarı Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır (öl. 1942) ile Hukuk-u İslamiyye ve Istılahat-ı Fıkhiyye Kamusu ve Bilmen Tefsiri adıyla bilinen eserlerin müellifi Ömer Nasuhi Bilmen (öl. 1971) de Cumhuriyet Dönemi’nde yetişmiş âlimlerimiz arasında öne çıkanlardandır.

Türkler pozitif bilimler alanında da bilime önemli katkılar yapmışlardır. Örneğin Batılıların Algorismus adıyla tanıdığı, cebir ilminin kurucusu sayılan büyük matematikçi Harezmî (öl. 847’den sonra) Türk’tür. Cebir alanında eser kaleme alan ilk kişi olan Harezmi, cebir kavramını matematiğe kazandıran kişidir. O, eserlerinde Avrupalıların bilmediği sıfırı kullanarak cebirsel işlemleri geometrik düşüncelerle temellendirmiştir.

Büyük Türk bilgini Farabî (öl. 950) de felsefe alanındaki görüşleriyle ön plana çıkmış, bunun yanı sıra mantık, astronomi, matematik gibi alanlarda da çalışmaları olan önemli bir bilim insanıdır. İhsâu’l-Ulûm adlı eserinde ilimleri kendine özgü bir tasnifle sınıflandırmıştır.

Müslüman Türkler tıp alanında da büyük bilginler yetiştirmiş, önemli çalışmalar yapmışlardır. Bu alanda akla gelen ilk isim İbni Sina’dır (öl. 1037). Onun en önemli eserleri Kitabu’ş-Şifa ve el-Kanun fi’t-Tıp’tır. el-Kanun fi’t-Tıp, Avrupa üniversitelerinde yüzyıllarca temel ders kitabı olarak okutulmuştur. İbni Sina enfeksiyonu tanımlamış, menenjit hastalığını doğru bir şekilde tespit etmiş, idrar tahlili yaparak idrar şekerini bulmuş ve şeker hastalığının tedavisi üzerinde çalışmıştır.

Biruni (öl. 1048); astronomi, matematik, fizik, tıp, coğrafya, tarih ve dinler tarihi başta olmak üzere çeşitli alanlarda önemli eserler veren, Türk-İslâm ve dünya tarihinin en tanınmış ilim adamlarından biridir. Onun yaşadığı döneme “Birunî Asrı” denilmiştir. Birunî, gezegenlerin hareketleriyle ilgili çalışmalar yapmış, Dünya’nın dönüş hızı ile ilgili tespitlerde bulunmuş, yer çekimine işaret etmiştir. Dinler tarihiyle ilgili de önemli araştırmalar yapmış ve bu konuda eser yazmıştır.

Ünlü Türk bilgini ve hükümdarı Uluğ Bey (öl. 1449), astronomi ve matematik alanında önemli çalışmalar yapmıştır. Ayrıca onun Semerkant’ta kurduğu rasathane meşhurdur. Bu rasathanede önemli çalışmalar yapılmış, teleskobun icadına kadar etkin şekilde kullanılan astronomi tabloları oluşturulmuştur. Uluğ Bey, astronomiyle ilgili ansiklopedik bir eser de hazırlamıştır. “Uluğ Bey zici” adıyla bilinen astronomi cetvellerini hazırlamıştır. Onun yetiştirdiği Ali Kuşçu (öl. 1474) da Fatih Sultan Mehmet döneminin önemli bilim insanlarından biridir. Ali Kuşçu, astronomi ile ilgili önemli çalışmalar yapmış, Dünya’nın yüz ölçümü ile İstanbul’un enlem ve boylamını hesaplamıştır. “Uluğ Bey zici” adıyla anılan astronomi cetvellerine şerh yazmıştır.

Türkler coğrafya alanında da önemli eserler ortaya koymuşlardır. Bu alanda en önemli örnek, ünlü Türk denizcisi, matematikçisi ve coğrafyacısı Piri Reis’tir (öl. 1554). Piri Reis’in, şimdikine yakın ölçülerde çizdiği Dünya haritası çok önemlidir. Mir’atü’l-Memâlik adlı eseri yazan Seydi Ali Reis (öl. 1563) ve Seyahatname’siyle ünlü Evliya Çelebi (öl. 1682) de bu alanda verilebilecek örnekler arasında sayılabilir. (Mehmet Bayrakdar, İslam’da Bilim ve Teknoloji Tarihi, s. 25-51,57-63,71-103, 109; Ümit Ergül, Kalender Yıldız, Müslüman İlim Öncüleri, s. 31-35, 38-43, 47-48, 61-62,69-71.)

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.